Yoksulluk, İzmir’deki semt pazarlarında ve iftar çadırlarında kendini daha fazla hissettiriyor. Dar gelirli vatandaşların beslenebilmesi amacıyla kurulan dayanışma merkezinde, bir kap kuru fasulye için sıraya giren emeklilerden Bülent Özvardar, "Geçinemiyoruz. Ücretsiz yemek dağıtımı yapılmasaydı tencere kaynamazdı" dedi.

EMEKLİLERİN HAYAT ŞARTLARI
53 yaşındaki Zülfü Erbap, "Bizleri bu duruma düşürenler utansın. Buradan yemek almasam açım" ifadelerini kullandı. Emekliler, "Bizi sefil eden düzen bitsin" diye haykırdı. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde iftar saatine 1.5 saat kala sıraya giren bir emekli, "Bir gün lokantaya gitmedim, bir döner bile yemedim. 20 bin lira alıyorum, 15 bin lira kira veriyorum. Hiçbir şeyin tadı yok. Yaşamak zor" diyerek yaşam koşullarını özetledi.

PAZAR ARTIKLARIYLA GEÇİNMEK
Artvin’de de benzer bir durum yaşanıyor; ailelerin evinde ekmek bulmakta zorlandığı belirtiliyor. Yoksul vatandaşlar için taze meyve-sebze almak bile bir lüks haline gelmiş durumda. Manisa’daki semt pazarında, dar gelirli vatandaşlar çöpe atılmaya yüz tutmuş ürünleri topladı. Yere atılan sebzeleri sepetine dolduran bir vatandaş, "Bunları ne yapacaksınız?" sorusuna, "Toplayıp, yiyeceğiz" yanıtını vererek içinde bulundukları zor durumu gözler önüne serdi. Ekonomik zorluklar, emeklilerin iftarını belediyelerin yardım çadırlarında açmasına sebep oluyor. Ekonomi yönetimi, gerileyen enflasyonu başarı hikayesi olarak anlatırken, milyonlarca emekli ve dar gelirli için taze meyve-sebze artık lüks haline geldi.

