İKİZ KULELER VE PENTAGON SALDIRILARI
United Airlines'a ait 93 sefer sayılı uçak ise Newark'tan San Francisco'ya giderken teröristler tarafından kaçırıldı ve Washington'daki bir hedefe yönlendirildi. Ancak yolcular ve mürettebatın direnişi sonucu uçak Pensilvanya'nın Shanksville kasabası yakınlarında düşürüldü. Pentagon'a yönelen uçak ise Washington Dulles Havalimanı'ndan Los Angeles'a gitmek üzere kalkmış ve saat 09.37'de 5 El Kaide terör örgütü mensubu tarafından kaçırılarak ABD Savunma Bakanlığı binasına çarptırıldı. Bu saldırılarda kaçırılan 4 uçakta bulunan 246 yolcu ve mürettebat hayatını kaybetti, İkiz Kuleler'de 2606 kişi, Pentagon'da ise 125 kişi yaşamını yitirdi. 6 binden fazla kişi de yaralandı.

11 EYLÜL'ÜN KÜRESEL ETKİLERİ
Saldırıların ardından küresel güvenlik anlayışı yeniden şekillendi. Havalimanlarından bankacılık sistemine kadar pek çok alanda sıkı denetimler getirildi. Afganistan ve Irak'a düzenlenen askeri operasyonlar uluslararası siyaseti değiştirdi ve 'terörle mücadele' küresel gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. 24 yıl sonra bile 11 Eylül'ün gölgesi uluslararası ilişkilerden toplumsal hafızaya kadar birçok alanda etkisini sürdürüyor. Türkiye'nin eski Los Angeles Başkonsolosu Gülru Gezer ve Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, Milliyet.com.tr'ye konuyu değerlendirdi.

ABD'NİN GÜVENLİK POLİTİKALARINDAKİ DEĞİŞİMLER
Gülru Gezer, 11 Eylül sonrasında ABD dış politikasının 'Teröre Karşı Savaş' ve 'Şer Ekseni' gibi kavramlar etrafında şekillendiğini, 'önleyici savaş' ilkesiyle hareket edildiğini ve Kongre'den geçen Askeri Güç Kullanma Yetkisi (AUMF) ile Afganistan ve Irak işgallerinin başladığını belirtti. İç Güvenlik Bakanlığı'nın kurulduğunu, güvenlik önlemlerinin artırıldığını ve CIA'in yetkilerinin genişletildiğini ifade etti. Dr. Tolga Sakman ise 11 Eylül saldırılarının güvenlik ve devlet ilişkilerindeki normlar üzerindeki etkisini vurguladı. 'Önleyici savaş' doktrinini ve NATO'nun beşinci maddesinin uygulanmasını örnek gösterdi. Donald Trump'ın başkanlığıyla küresel güvenlik perspektifinin varsayımsal tehditlerden varsayımsal düşmanlara doğru evrildiğini belirtti. Gezer, 11 Eylül saldırılarının ABD toplumunun Müslümanlara bakışını değiştirdiğini ve İslam karşıtlığında yükselişe neden olduğunu söyledi. Dr. Sakman ise 11 Eylül'ü küresel düzen açısından önemli bir kırılma silsilesinin başı olarak nitelendirdi.



