GÜNDEM
Yayınlanma : 13 Ekim 2025 11:26

Ay'ın güney kutbundaki dev çarpışma, uydunun jeolojik farklarını açıkladı

Ay'ın güney kutbundaki dev çarpışma, uydunun jeolojik farklarını açıkladı
Arizona Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, Ay'ın güney kutbundaki dev bir çarpışmanın, uydunun Dünya'dan görünen ve görünmeyen yüzleri arasındaki jeolojik farkları nasıl yarattığını ortaya koyuyor. Bulgular, Ay'ın erken evrimine dair kritik bilg

Arizona Üniversitesi'nden gezegen bilimci Jeffrey Andrews-Hanna liderliğinde yapılan yeni bir araştırma, Ay'ın güney kutbunda meydana gelen devasa bir çarpışmanın, uydunun Dünya'dan görünen ve görünmeyen yüzleri arasındaki jeolojik farklılıkları nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

GÜNEŞ SİSTEMİNİN EN BÜYÜK ÇARPMA KRATERLERİNDEN BİRİ

Araştırma, Ay'ın jeolojik geçmişini yaklaşık 4,3 milyar yıl öncesine, dev bir asteroidin uydunun uzak yüzeyine çarpmasıyla oluşan Güney Kutbu-Aitken (SPA) havzasına odaklanıyor. Kuzeyden güneye yaklaşık bin 900, doğudan batıya bin 600 kilometre uzunluğundaki bu havza, Güneş Sistemi'ndeki en büyük çarpma kraterlerinden biri olarak biliniyor. Havzanın elips şekli, asteroidin yüzeye dik değil, açılı bir şekilde çarptığına işaret ediyor. Andrews-Hanna ve ekibi, SPA havzasını Güneş Sistemi'ndeki diğer büyük çarpma alanlarıyla karşılaştırarak, bu tür kraterlerin çarpan gök cisminin hareket yönünde daraldığını ve bir damla veya avokado biçimini aldığını tespit etti.

AY'IN İKİ TARAFI ARASINDAKİ FARKIN NEDENİ

Bilim insanları, genç Ay'ın küresel bir "magma okyanusuyla" kaplı olduğunu düşünüyor. Bu tabaka soğudukça ağır mineraller batarak mantoyu, hafif mineraller ise yüzeye çıkarak kabuğu oluşturdu. Potasyum, nadir toprak elementleri ve fosfor gibi elementler ise bu eriyik kütlenin en son katılaşan kısımlarında yoğunlaştı. Araştırmaya göre, magma okyanusu katılaşırken mantoyla kabuk arasında sıkışan ince katman, ısı üreterek yakın yüzeyde güçlü volkanik etkinliklere yol açtı ve Dünya'dan görülen koyu renkli düzlükleri oluşturdu. Ay'ın yer kabuğu, Dünya'ya bakan yakın yüzeyine göre uzak yüzünde çok daha kalın. Teorilere göre kabuk uzak tarafta kalınlaştıkça, altındaki magma okyanusu yanlara doğru sıkışarak tıpkı bir tüpten sıkılan diş macunu gibi akmış ve büyük bölümü yakın yüze toplanmış.

ARTEMIS MİSYONLARI KRİTİK VERİLER SAĞLAYACAK

Nature dergisinde yayımlanan çalışma, NASA'nın Artemis astronotlarının bölgeye indiğinde, Ay tarihindeki en yıkıcı olaylardan birine ait kalıntıları bulabileceğini gösteriyor. Bulgular, Ay'ın uzak yüzünün neden yoğun kraterlerle kaplı olduğu, Apollo görevlerinin indiği yakın yüzünün ise neden daha düz bir yapıya sahip olduğu konusundaki uzun süreli gizemi de aydınlatma potansiyeli taşıyor. Andrews-Hanna, "Bu örnekler dünya genelindeki bilim insanları tarafından incelenecek. Arizona Üniversitesinde bu tür analizler için özel olarak tasarlanmış son teknoloji laboratuvarlarımız var. Artemis sayesinde elimizde hem örnekler hem de kesin kimyasal veriler olacak. Çalışmamız, bu örneklerin Ay’ın erken evrimine dair bugüne kadar düşünülenden bile daha fazla bilgi ortaya çıkarabileceğini gösteriyor" dedi.