Birleşmiş Milletler'de düzenlenen bir konferansta Filistin'in devlet kurma hakkının tanınması, İsrail'e diplomatik bir darbe indirdi. Ynet News'e göre, Netanyahu hükümeti bu gelişmeyle 'sarı kart' görmüş oldu. Konferans, 153 ülkenin Filistin'in bağımsızlığını tanımasıyla tarihe geçti. Bu durum, İsrail'i, daha önce 'Hamas zulmü' iddiasıyla kurban konumunda gösterildiği bir durumdan, köşeye sıkışmış bir konuma getirdi.
İSRAİL'İN DİPLOMATİK BAŞARISIZLIKLARI
Ynet'in analizine göre, İsrail'in diplomatik başarısızlıkları arasında Katar saldırısı ve Suudi Arabistan ile ilişkilerdeki gerilim de yer alıyor. Riyad, İsrail'i izole edecek şekilde Körfez ortaklarıyla ittifak kurmaya yöneldi. Katar ise İsrail'in eylemlerini 'devlet terörizmi' olarak kınadı. Dünya güçleri ise İsrail'i Batı Şeria'nın bazı bölgelerini ilhak etmemesi konusunda uyardı. Bu tür adımların, Güvenlik Konseyi'nin harekete geçmesine ve hatta ilişkilerin kesilmesine yol açabileceği belirtiliyor.
ABD DESTEĞİ VE İZOLASYON RİSKİ
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e desteği güçlü olsa da garanti değil. Trump, tanıma girişimlerini 'Hamas'a ödül' olarak nitelendirdi. Ancak Ynet News, Trump'ın öngörülemezliğini ve ekonomik çıkarlara duyarlılığını göz önünde bulundurarak, İsrail'in tüm kozlarını Trump yönetimine yatırmaması gerektiğini vurguluyor. İsrail'in acil görevi, ABD'nin desteğiyle Gazze savaşını hızlı ve kararlı bir şekilde sona erdirerek izolasyon riskini azaltmak. Uzun süren çatışmalar, boykotlar, protestolar ve antisemitik olaylar tehdidini artırıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Filistin elçisinin alkışlanması ise İsrail için diplomatik bir aşağılanma olarak değerlendiriliyor.


