Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan, Euro'ya geçiş sürecinde zayıf yatırım potansiyeliyle dikkat çekiyor. Ülkede yatırımlarda yaşanan durgunluk, üretken sermayeye yapılan harcamaların 2024 yılına kadar GSYİH'nın yaklaşık yüzde 18'ine ulaşacağı öngörülüyor. Bu oran, Hırvatistan ve Romanya gibi komşu ülkelerin gerisinde kalıyor.
YATIRIMLARDAKİ YAVAŞLAMANIN NEDENLERİ
Ekonomik Analiz Konseyi Sekreteri Doç. Plamen Nenov, Bloomberg TV Bulgaristan'a yaptığı değerlendirmede, bu yavaşlamanın ana nedenlerinden birinin Bulgar şirketlerinin makine, ekipman ve inovasyona yaptığı düşük yatırım seviyesi olduğunu belirtti. Prof. Nenov ve çalışma arkadaşları tarafından yapılan bir araştırma, pandemi öncesi dönemde Bulgar işletmelerinin yüzde 80'inin Avrupa standartlarına göre eski kabul edilen makinelerle çalıştığını ortaya koydu. Finansmana erişimdeki sistemik zorluklar, hem banka kredileri hem de KOBİ'ler için öz sermaye kısıtlamaları, modern ekipman ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önündeki temel engeller olarak öne çıkıyor.
EURO'YA GEÇİŞ SONRASI BEKLENTİLER VE YAPISAL REFORM TAVSİYELERİ
Bulgaristan'ın 1 Ocak'ta Euro'ya geçmesiyle birlikte bankaların daha düşük asgari rezerv gerekliliklerine tabi olacağı için kredi koşullarında bir miktar iyileşme bekleniyor. Ancak Prof. Nenov, verimlilik ve şirket kârlarındaki artışın yatırım kararları üzerinde daha etkili olacağını vurguladı. Şirketlere öz sermaye enjeksiyonu sağlayan "İnovasyon ve Rekabetçilik" Operasyonel Programı kapsamındaki hibelerin olumlu etkileri olsa da, bu sübvansiyonların dikkatlice hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Analizde ayrıca, Bulgaristan finans piyasalarının işleyişini iyileştirmek amacıyla yargı yönetiminin iyileştirilmesi, borsaların yapılandırılması ve yatırımcılar ile şirketler için daha cazip hale getirilmesi gibi yapısal reformlar öneriliyor. Hedef odaklı kamu fonlarının daha esnek kullanılması ve yüksek gelişme potansiyeline sahip şirketleri teşvik edecek politikaların iyileştirilmesi de tavsiyeler arasında yer alıyor. Muhasebe mevzuatında hızlandırılmış amortisman gibi uygulamaların, daha fazla yatırım yapan şirketlerin vergi indirimlerinden yararlanmasını sağlayarak yatırımı teşvik edebileceği ifade edildi.


