EKONOMİ
Yayınlanma : 23 Şubat 2026 16:46

Ekonomist Filiz Eryılmaz'dan dikkat çeken piyasa analizleri: Altın ve gümüşte yeni beklentiler

Ekonomist Filiz Eryılmaz'dan dikkat çeken piyasa analizleri: Altın ve gümüşte yeni beklentiler
Ekonomist Filiz Eryılmaz, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışın enflasyonu etkilediğini, faiz indirimlerinin yavaşlayabileceğini ve belirsizlik nedeniyle altının yükselişini sürdürebileceğini belirtti. Gümüş ve sektörel beklentilere dair de

Ekonomist Filiz Eryılmaz, katıldığı bir televizyon programında güncel ekonomik gelişmeler ve piyasa beklentileri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Petrol fiyatlarındaki artışın ve Ramazan ayının etkisiyle gıda fiyatlarında gözlemlenen yükselişlerin, kısa vadede enflasyonun yüzde 3'ün altına düşmesini zorlaştırdığını belirtti.

Faiz İndirimi ve Borsa Dinamikleri

Eryılmaz, Mart-Nisan döneminde faiz indirim sürecinin yavaşlama ihtimaline dikkat çekerek, bu senaryoda borsada sert düşüşler yerine yükseliş hızının azalabileceğini ve dönemsel düzeltmelerin daha olası olduğunu ifade etti. Merkez Bankası'nın 50 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasının temel beklenti olduğunu ancak enflasyon ve petrol fiyatlarındaki gelişmelerin belirleyici olacağını vurguladı. Gerekmesi halinde faiz indiriminin atlanma ihtimalinin de masada olduğunu sözlerine ekledi.

Altın ve Gümüşte Belirsizlik Etkisi

Altın fiyatlarındaki yükselişte belirsizliğin önemli bir rol oynadığını belirten Eryılmaz, küresel riskler, jeopolitik gerilimler ve büyüme endişelerinin altının talebini artırdığını söyledi. Altının belirsizlikten beslenen bir varlık olduğunu ve riskler arttıkça talebinin yükseldiğini vurguladı. Gram altında yukarı yönlü potansiyelin devam ettiğini ve küresel belirsizlikler sürdükçe bu eğilimin korunabileceğini belirtti.

Sektörel Görünüm ve Uzun Vadeli Perspektif

Gümüşteki son dönemdeki yükselişin sürpriz olmadığını, zira daha önce altına kıyasla daha sert bir düzeltme yaşadığını açıklayan Eryılmaz, gümüşün küresel büyüme beklentilerindeki değişimlere daha duyarlı olduğunu belirtti. Uzun vadede 'adil değer' olarak 70-75 dolar bandının makul bir denge alanı olabileceğini ifade etti. Ayrıca, 2026 perspektifinde bankacılık ve holding sektörlerinin yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam edeceğini, perakende sektörünün ise güçlü ivmesinin yılın ikinci yarısında artabileceğini öngördü.