EKONOMİ
Yayınlanma : 23 Ocak 2026 09:31

Güneş ve rüzgar enerjisi Türkiye'de devrim yaratıyor

Güneş ve rüzgar enerjisi Türkiye'de devrim yaratıyor
Türkiye, güneş ve rüzgâr enerjisi alanında büyük bir dönüşüm yaşıyor. Kurulu güç artışları, enerji ithalatını azaltma hedefini destekliyor.

Türkiye, 2010'lu yılların başında mütevazı seviyelerde olan güneş ve rüzgâr enerjisi gücünü, 2020'li yıllarda büyük bir sektöre dönüştürdü.

ENDEKS DEĞİŞİMİ

Yaklaşık 15 yıl önce rüzgâr enerjisinde 1.000 megavatın, güneş enerjisinde ise neredeyse sıfırın biraz üzerinde olan kurulu güç, bugün Türkiye elektrik sisteminin ana bileşenlerinden biri hâline geldi. Geçen yıl sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde güneşin payı 25 bin 109 megavat (MW) ile yüzde 20,5'e, rüzgârın payı da 14 bin 774 megavat ile yüzde 12,1'e ulaştı.

İTHALATI AZALTMA HEDEFİ

2035 yılına kadar güneş ve rüzgârda toplam 120 bin megavatlık kapasite hedefleyen Türkiye, bu hedefin üçte birini tamamlamış durumda. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı 40 bin megavata dayandı. Bu kapasite, yılda yaklaşık 10 milyar metreküp doğal gaz tüketimini ikame ederek, her yıl yaklaşık 100 milyar liralık (2,5 milyar dolar) enerji ithalatının önüne geçiyor.

YATIRIMLAR GÜÇLENİYOR

Rüzgâr türbinleri, Ege ve Marmara'dan başlayarak İç Anadolu, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına kadar yayıldı. Rüzgâr santralleri 50'ye yakın ilde elektrik üretirken, güneş enerjisi de geniş bir coğrafyada, Konya Ovası'ndan Güneydoğu Anadolu'ya kadar yaygınlaştı. Yenilenebilir enerji alanındaki ilerlemenin en güçlü aracı olan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları sayesinde önemli ölçüde kapasite tahsisi gerçekleştirildi.