İDDİANAMENİN ÖNEMLİ NOKTALARI
8 Temmuz 2025'te kabul edilen iddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığı'na ve Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sunarak kullandığı iddiaları yer alıyor. İddianamede, bu nedenle "resmi belgede sahtecilik" suçunun zincirleme şekilde işlendiği öne sürülüyor. İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca, işlemiş olduğu "kasıtlı suç" nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

DAVANIN ARKA PLANINI ANLAMAK
İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e 18 Eylül 2024'te başvuruda bulunulmuştu. Bu ihbar üzerine 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunuldu. Ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğuna dair iddialar üzerine şubat ayında soruşturma başlattı. Soruşturma sonucunda, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu 18 Mart 2025'te İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının iptal edilmesine karar verdi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi ise İmamoğlu'nun yürütmenin durdurulması talebini temmuz ayı sonlarında reddetti. İmamoğlu'nun diploma bilgileri 5 Ağustos'ta İstanbul Üniversitesi'nin veri tabanından silindi ve e-Devlet'te de görünmez hale geldi.

