Kalp krizi, dünya genelinde ölümlerin başında gelen bir sağlık sorunu. Genellikle göğüste şiddetli ağrı akla gelse de, Prof. Dr. Şahin Şenay, kalp krizinin bu klasik belirtinin dışında da sessizce gelebileceği konusunda uyardı. Kalp krizi, tıbbi adıyla akut miyokard enfarktüsü, kalbe giden kan damarlarının ani tıkanması sonucu kalp kasının oksijensiz kalmasıyla meydana gelen acil bir durumdur. Bu durum, genellikle damarlardaki yağ birikintilerinin yırtılması ve pıhtı oluşmasıyla tetiklenir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 2022'de kalp ve damar hastalıkları nedeniyle 19.8 milyon kişi hayatını kaybetti ve bunun büyük bir kısmı kalp krizi ile inmeye bağlıydı.
GÖĞÜS AĞRISI OLMAYAN KALP KRİZİ MÜMKÜN MÜ?
Prof. Dr. Şenay, kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla kendini göstermediğini vurguladı. "Klinik pratiğimizde, kalp krizi geçirdiği halde hiç göğüs ağrısı yaşamadığını belirten çok sayıda hasta ile karşılaşıyoruz" diyen Şenay, esas önemli olanın vücudun verdiği alışılmadık sinyallerin varlığı olduğunu belirtti. Beynimiz, belirsiz veya alışılmadık hisleri bazen yorgunluk, stres veya mide rahatsızlığı gibi daha masum nedenlere bağlayabiliyor. Bu durum, kalp krizinin erken teşhisini zorlaştırarak hayati riskleri artırabiliyor.
KALP KRİZİNİN GÖRMEZDEN GELİNEN BELİRTİLERİ
Şenay, kalp krizinin sessiz belirtileri arasında nefes darlığı, ani ve açıklanamayan halsizlik, soğuk terleme, mide bulantısı veya hazımsızlık hissi, sırt, boyun, çene veya omuz ağrısı ve baş dönmesi veya bayılma hissinin bulunduğunu açıkladı. Bu şikayetlerin çoğu zaman mide, kas veya stres kaynaklı sanılarak önemsenmediğini belirten Şenay, asıl riskin de burada başladığını ifade etti. Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Dünya Sağlık Örgütü, belirtiler hafif bile olsa alışılmadık olduğunda ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. Özellikle diyabet hastaları, ileri yaştakiler ve bilinen kalp hastalığı olanlar için bu öneriler daha da büyük önem taşıyor. Kalp krizinde en sık yapılan hata, belirtilerin geçmesini beklemektir; oysa erken başvuru hayat kurtarmanın yanı sıra kalpte kalıcı hasarı da azaltır. Vücudun verdiği alışılmadık sinyalleri ciddiye almak hayati önem taşımaktadır.


