ABD Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun ABD vizesinin iptal edileceğini duyurdu. Petro, resmi ziyareti kapsamında bulunduğu New York'ta Filistin destekçisi gösterilerde yaptığı konuşmada ABD askerlerine seslenerek, "İnsanlığa karşı füzelerinizi doğrultmayın, ABD Başkanı Donald Trump’a boyun eğmeyin. İnsanlığa hizmet edin" ifadelerini kullanmıştı.

PETRO'DAN TARTIŞMALI SÖZLER
80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'nin New York şehrinde bulunan Kolombiyalı lider, Filistin destekçisi gösterilere katılarak İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarını sert bir dille kınadı. Petro, "Gazze’de olanlar kelimenin tam anlamıyla soykırımdır. Bunu başka türlü izah edemezsiniz. Amaç Filistin halkını yok etmektir" dedi. Konuşmasında ABD askerlerine seslenerek ise, "İnsanlığa karşı füzelerinizi doğrultmayın, ABD Başkanı Donald Trump’a boyun eğmeyin. İnsanlığa hizmet edin" çağrısında bulundu.

BM'YE 'DÜNYANIN KURTULUŞU İÇİN ORDU' ÖNERİSİ
Petro, gösterilerdeki konuşmasında ayrıca, ülkesinin Birleşmiş Milletler'e (BM) "dünyanın kurtuluşu için bir ordu" kurulmasını öngören bir karar tasarısı sunmayı planladığını ve bu ordunun ilk görevinin "Filistin’in kurtarılması" olacağını belirtti. BM Genel Kurulu'ndaki hitabında ise Gazze'de ateşkes talep eden bir karar tasarısının BM Güvenlik Konseyi'nde ABD tarafından veto edilmesini ve BM'nin İsrail'i durdurma konusundaki başarısızlığını eleştiren Petro, "ABD Başkanı Donald Trump soykırımın suç ortağıdır. Bu forum soykırımın sessiz tanığıdır" ifadelerini kullanmıştı.

ABD DIŞİŞLERİ: VİZE PERVASIZ VE KIŞKIRTICI EYLEMLER NEDENİYLE İPTAL EDİLECEK
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun ABD vizesinin iptal edileceği vurgulandı. Açıklamada, "Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro New York sokaklarında ABD askerlerini emre itaatsizliğe ve şiddete teşvik eden açıklamalarda bulunmuştur. Petro’nun vizesi pervasız ve kışkırtıcı eylemleri nedeniyle iptal edilecektir" denildi. Petro, Gazze'de yaşanan soykırımı kabul etmeyen ülkelerin bir "barış gücü" oluşturması gerektiğini de ifade etmişti.

