EKONOMİ
Yayınlanma : 26 Şubat 2026 09:57

Küresel Borç Dağı: Türkiye Detayları Raporla Ortaya Çıktı!

Küresel Borç Dağı: Türkiye Detayları Raporla Ortaya Çıktı!
IIF raporuna göre küresel borç stoku 348,3 trilyon dolarla tarihi zirveye ulaştı. Artışın ana kaynağı gelişmiş ekonomiler olurken, Türkiye'de hanehalkı ve reel sektör borçları yükseldi.

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan son "Küresel Borç Monitörü" raporu, dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu borç yükünün daha önce hiç görülmemiş seviyelere ulaştığını gözler önüne serdi. 2025 yılında 29 trilyon dolarlık bir artışla küresel borç stoku, tam 348,3 trilyon dolara ulaşarak tüm zamanların zirvesini gördü.

BORÇ YÜKÜ TARİHİ REKORDA

Küresel finans sisteminin dayanıklılığı, eşi benzeri görülmemiş borç birikimiyle sınanıyor. IIF'in güncel verilerine göre, pandemi sonrası dönemde borçlanma hızında ciddi bir ivmelenme yaşanırken, bu artışın başını çekenler ise bütçe açıklarını kapatmaya çalışan gelişmiş ekonomiler oldu. Nitekim, küresel borç artışının yaklaşık üçte ikisi bu piyasalardan kaynaklanıyor. Bu durum, kamu harcamalarındaki artış eğilimi ve bütçe disiplininden uzaklaşma çabalarının bir sonucu olarak yorumlanıyor.

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BORÇLANMA DİNAMİKLERİ

Rapor, gelişmiş ekonomilerdeki toplam borcun 231,7 trilyon dolara yükseldiğini belirtirken, gelişmekte olan ülkelerde ise bu rakamın 116,6 trilyon dolara ulaştığını ortaya koydu. Borç/GSYH oranı ise gelişmekte olan ülkelerde yüzde 235 ile rekor seviyeye çıktı. Küresel borcun GSYH'ye oranı, ekonomik büyümenin etkisiyle yüzde 308'e gerilese de, nominal anlamdaki devasa artışın yarattığı riskler hala devam ediyor. Borçların dağılımına bakıldığında, en büyük risk alanının kamu maliyesi olduğu ve küresel borç artışının 10 trilyon dolarından fazlasının doğrudan devletlerin sorumluluğunda olduğu görülüyor. Özellikle ABD, Çin ve Euro Bölgesi, küresel borç artışının neredeyse dörtte üçünden sorumlu tutuluyor. IIF raporu ayrıca, Türkiye ekonomisindeki borçlanma dinamiklerine de değinerek, hanehalkı ve reel sektör borçlarında bir artış yaşandığını, buna karşılık kamu ve finansal sektör borçlarında ise hafif bir düşüş gözlemlendiğini aktardı.