Libya, uzun bir aradan sonra petrol ve doğal gaz arama lisans ihalelerini yeniden başlatırken, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) bu önemli süreçte hem kara hem de denizdeki iki sahada arama ve işletme hakkı kazandı. Özellikle açık denizdeki bir sahada Repsol ve MOL Group ile kurulan konsorsiyumda yüzde 40 gibi önemli bir payla yer alan TPAO, derin deniz deneyimi ve teknik kapasitesiyle projenin kilit oyuncularından biri olacak.
BİNGAZİ KUZEYİNDEKİ KRİTİK SAHA
Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) tarafından düzenlenen ve 22 bloğu kapsayan ihalede, Bingazi'nin kuzeybatısındaki O7 açık deniz arama bloğu büyük ilgi gördü. Yaklaşık 10 bin 300 kilometrekarelik bu saha, 1.500 metreden derin sularıyla yüksek jeolojik potansiyel barındırıyor. Bu projede İspanyol Repsol operatör olurken, TPAO yüzde 40, MOL Group ise yüzde 20 payla yer alıyor. TPAO'nun bu konsorsiyumdaki yüksek payı, şirketin derin deniz arama konusundaki uluslararası alanda artan yetkinliğini ve Karadeniz'deki tecrübesinin Libya'ya taşınacağını gösteriyor.
EN VERİMLİ KARA SAHASI DA TPAO'DA
TPAO, kara sahalarında da önemli bir başarıya imza attı. Libya'nın en verimli hidrokarbon bölgelerinden biri olarak kabul edilen Sirte Havzası'nda Repsol ile ortak arama faaliyetleri yürütecek. Yaklaşık 8 bin 200 kilometrekarelik bu sahada yeni keşif fırsatları değerlendirilecek. Libya, önümüzdeki 5 yıl içinde günlük petrol üretimini 2 milyon varile çıkarmayı hedeflerken, TPAO'nun kriz öncesi kazdığı 13 kuyudan 8'inde elde ettiği başarılar, ülkenin TPAO'nun çalışmalara hızla başlamasını istemesine neden oluyor. Libya'nın kara ve denizlerinin henüz yüzde 40'ında arama yapılmamış olması, keşfedilmeyi bekleyen büyük potansiyelin varlığına işaret ediyor.


