UEFA ve FIFA'nın, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırıma karşı sergilediği tavır, futbol camiasını ahlaki bir sorgulamaya itti. Bu durum, 11 Ekim Cumartesi günü Norveç ile İsrail arasında Oslo'da oynanacak FIFA Dünya Kupası eleme maçı öncesinde futbol dünyasının dikkatini bu karşılaşmaya çevirmesine neden oldu.
ULUSLARARASI TEPKİLER VE FUTBOL KURULUŞLARININ DURUMU
Dünyanın dört bir yanındaki sporseverlerin, statlarda, meydanlarda ve sosyal medyada İsrail'in eylemlerine yönelik gösterdiği tepkilere sessiz kalan küresel futbol otoritelerine karşın, Norveç Futbol Federasyonu'nun insani duruşu, Ullevaal Stadı'ndaki mücadeleye tarihi bir anlam katıyor. Bu sembolik mücadelenin temeli, ağustos ayında UEFA'nın "Filistinli Pele Süleyman Al-Obaid'e veda. En karanlık zamanlarda bile sayısız çocuğa umut veren bir yetenek." şeklindeki paylaşımına, Liverpool'un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah'ın Al-Obaid'nin İsrail saldırılarında öldürüldüğünün belirtilmemesi üzerine "Bize nasıl, nerede ve neden öldüğünü anlatabilir misiniz?" şeklinde verdiği yanıtla atıldı. Tepkileri azaltma çabası içindeki UEFA, Paris St Germain ile Tottenham arasında oynanan Süper Kupa finalinde "Çocukları, sivilleri öldürmeyi durdurun." pankartı açarken, Başkan Aleksander Ceferin madalya törenine iki Filistinli çocukla katıldı.
NORVEÇ FUTBOL FEDERASYONU'NDAN ÖNCÜ ADIMLAR
Norveç Milli Takımı'nın eski oyuncusu ve 2022'den bu yana Norveç Futbol Federasyonu'nun ilk kadın başkanı olan Lise Klaveness, 21 Ağustos'ta UEFA ve FIFA'ya yol gösteren bir karara imza attı. Norveç Futbol Federasyonu, 11 Ekim'deki karşılaşmadan elde edilecek tüm gelirin Gazze'deki Filistinlilere bağışlanacağını duyurdu. Başkan Klaveness, İsrail'in futboldan men edilmesi gerektiğini savunarak, "Gazze'deki sivil halkın uzun süredir maruz kaldığı insani acılara ve orantısız saldırılara kayıtsız kalınamayacağını" belirtti. Federasyon, 16 Eylül'de bağışın ulaştırılacağı Gazze'de insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar ile bir protokol imzaladı.
BM'DEN "SOYKIRIM" TESPİTİ VE ULUSLARARASI ÇAĞRILAR
UEFA ve FIFA üzerindeki baskıları artıran önemli gelişmelerden biri de 16 Eylül'de Birleşmiş Milletler Filistin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun açıklaması oldu. Komisyon başkanı Navi Pillay, "Komisyon, İsrail'in Gazze'deki soykırımdan sorumlu olduğunu tespit etti. (İsrail'in) Soykırım Sözleşmesi'nde belirtilen kriterleri karşılayan eylemlerle Gazze'deki Filistinlileri yok etme niyetinin olduğu açık." ifadelerini kullandı. 23 Eylül'de BM raportörleri, işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden soykırım gerekçesiyle İsrail'in uluslararası futbol turnuvalarından men edilmesi çağrısında bulundu.
TÜRKİYE'DEN DESTEK VE ABD'NİN MÜDAHALESİ
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 26 Eylül'de İsrail'in tüm sportif müsabakalardan men edilmesi talebiyle FIFA, UEFA ve dünya genelindeki tüm futbol federasyonu başkanlarına bir mektup gönderdi. Eylül ayının son haftasında UEFA İcra Kurulu'nun olağanüstü toplanarak İsrail'in üyeliğini askıya alacağı ve kurul üyelerinin büyük çoğunluğunun bu men kararına destek vereceği yönündeki haberler kamuoyunda geniş yankı buldu. Aynı günlerde ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkilinin İsrail'in men edilmemesi için tüm güçleriyle mücadele edeceklerini belirtmesi basına yansıdı. Ancak, 29 Eylül'de ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik 'Barış Planı'nı açıklamasının ardından beklenen toplantı gerçekleşmedi.
FIFA'NIN "JEOPOLİTİK" GEREKÇESİ VE MAÇ ÖNCESİ BEKLENTİLER
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın dördüncü gününde Rusya'nın üyeliğini askıya alan FIFA, geçen haftaya kadar sessizliğini korudu. ABD Başkanı Trump ile yakın ilişkisi olduğu bilinen ve Trump Tower'da FIFA'ya ofis açtığı için eleştirilen başkan Gianni Infantino, men çağrılarına yönelik açıklamasında, "FIFA bir futbol örgütü olarak jeopolitik sorunları çözemez." diyerek sorumluluktan uzak bir tutum sergiledi. Tüm bu gelişmelerin ışığında, I Grubu'nda 15 puanla lider konumda bulunan Norveç ile 9 puanla 3. sırada yer alan İsrail, 20 bin 179'u çocuk olmak üzere toplam 67 bin 173 Filistinlinin hayatını kaybettiği soykırımın gölgesinde cumartesi günü karşı karşıya gelecek. Başkent Oslo'da maç günü kent merkezinde büyük bir protesto gösterisi bekleniyor. Stada doğru yürüyüş yapacak protestocuların, soykırıma yönelik tepkilerini maç saatine kadar sürdürmeleri planlanıyor.


