Küresel çapta yaşanan dijitalleşme ve yapay zeka odaklı dönüşüm, çalışma hayatını ve sosyal güvenlik sistemlerini derinden etkiliyor. Özellikle Batı Avrupa ülkeleri, azalan nüfus ve robotik teknolojilerdeki gelişmeler karşısında sosyal güvenlik sistemlerini yeniden yapılandırma gereği duyuyor. Bu değişim rüzgarı, Türkiye'nin sosyal güvenlik sistemini de önemli bir reform ihtiyacı ile karşı karşıya bırakıyor.
DEĞİŞEN DÜNYADA SOSYAL GÜVENLİK YENİDEN KURULUYOR
İsa Karakaş'ın analizlerine göre, dünya genelinde "bütüncül yaklaşım" ve "yaşam boyu güvence" anlayışı ön plana çıkıyor. Türkiye ise iki yıldır resmi olarak "yaşlı ülke" kategorisinde yer almasına rağmen, sosyal güvenlik sisteminde henüz kapsamlı bir reform hayata geçirilemedi. Mevcut sistem, değişen endüstri ilişkileri, yaşlanan nüfus yapısı, maaş ve yaş adaletsizliği gibi sorunlarla boğuşurken, sistemden erken çıkışlar da yapıyı zorluyor. Bu durum, sistemin toplumsal beklentilere yeterince yanıt veremediğini gösteriyor.
SİSTEMİN MALİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ VE ÇALIŞANLARI TEŞVİK EDEN MODEL
Karakaş, hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı programlarında bu sorunların tespit edildiğini ancak planlanan düzenlemelerin henüz hayata geçirilemediğini vurguluyor. OVP kapsamında çalışma hayatında dijital dönüşüme yönelik düzenlemelerin gündeme alınması bekleniyor. Bu düzenlemelerin temel amacı, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) mali yapısını güçlendirmek. Kayıt dışılıkla mücadele, yeni çalışma modellerine uyum, yaşlanan nüfusun yükünü hafifletme ve sağlık hizmetlerinde verimlilik artışı gibi hedefler öne çıkıyor. Ancak, mevcut sistemdeki çarpıcı bir sorun da dikkat çekiyor: Asgari ücret ve yakın seviyelerde çalışanların, çalışmaya devam ettikçe emekli maaşlarının düşmesi veya aynı taban maaşta eşitlenmesi büyük bir çelişki yaratıyor. Bu durum, çalışanları sistemden uzaklaştırarak erken emekliliğe veya kayıt dışı çalışmaya yönlendiriyor. Karakaş, "kaybet-kaybet" senaryosunun önüne geçmek için "Çalışmayı Teşvik Edici Ödüllendirici Sistem"in hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yeni modelin, hem SGK'nın mali yapısını güçlendireceği hem de sigortalıların huzurunu sağlayacağı öngörülüyor.


