GÜNDEM
Yayınlanma : 09 Aralık 2025 12:27

Uygur Soykırımı Tanıma Günü: Uluslararası Çağrı Yeniden Yükseliyor

Uygur Soykırımı Tanıma Günü: Uluslararası Çağrı Yeniden Yükseliyor
Uygur Soykırımı Tanıma Günü'nün 4. yıl dönümünde, uluslararası alanda eylem çağrısı yapılıyor. Bağımsız mahkemenin soykırım kararı ve güçlenen deliller ışığında, Uygur halkına yönelik baskıların sürdüğü belirtiliyor.

Uygur Soykırımı Tanıma Günü'nün dördüncü yıl dönümünde, Uygur hareketi uluslararası alanda yeniden eylem çağrısında bulunuyor. Bu özel gün, aynı zamanda Soykırım Sözleşmesi'nin kabulünün 77. yıl dönümüne denk geliyor.

UYGUR MAHKEMESİ'NDEN TARİHİ KARAR

9 Aralık 2021'de Sir Geoffrey Nice başkanlığındaki bağımsız Uygur Mahkemesi, Uygur halkına karşı işlenen suçların hukuki olarak soykırım tanımını karşıladığına hükmetmişti. Dünya Uygur Kongresi'nin talebi üzerine kurulan Mahkeme, kararını vermeden önce üç halka açık duruşma düzenledi. Bu duruşmalarda soykırımdan kurtulanlar, tanıklar, araştırmacılar, hukuk uzmanları ve eski bir Çin polisinin ifadeleri dinlendi. Mahkeme heyeti, kararını kapsamlı kamuya açık delillere ve detaylı gerekçelere dayandırdı.

KANITLAR GÜÇLENİYOR, BASKILAR SÜRÜYOR

Bu tarihi karardan bu yana yapılan araştırmalar, Çin Komünist Partisi'nin işlediği suçları belgeleyen kayıtları daha da sağlamlaştırdı. Yetkililer, Uygurlara toplamda 4,4 milyon yıldan fazla hapis cezası verdi. Çin uzmanı Dr. Adrian Zenz'in verilerine göre, yalnızca 2023 yılında 3,2 milyon zorla çalıştırma transferi gerçekleştirilerek Uygurlar Çin'in dört bir yanındaki fabrikalara gönderildi. Yüzlerce Uygur köyünün adı değiştirilerek kültürel, tarihsel ve dini kimlikleri silinmeye çalışıldı. Gözetim, ailelere yönelik tacizler ve Uygur kimliğinin yok edilmesi yönündeki baskılar aralıksız devam ediyor. Diasporadaki Uygurlar da sınır ötesi baskılarla karşı karşıya kalarak, savunuculuk yapmaları engellenmeye ve yurtdışındaki topluluklar izole edilmeye çalışılıyor.

ADALET VE SORUMLULUK ÇAĞRISI

Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, bu anlamlı günde yaptığı açıklamada, "Deliller açık ve yıllardır göz önünde. Mahkeme, gerçeği tüm dünyanın önüne serdi; o günden beri her yıl soykırımın yeni kanıtları ortaya çıktı. Uygur aileler hâlâ parçalanmış durumda – kendi ablam Dr. Gulshan Abbas da dâhil olmak üzere haksız yere hapiste tutuluyor. Topluluklar zorla çalıştırılıyor, bir halk hedefli yok oluşa maruz bırakılıyor. Soykırım Sözleşmesi devletlere yükümlülük getiriyor. Bu yükümlülükler eylem talep ediyor. Hükümetler, yaşananların ağırlığını yansıtacak önlemlerle yanıt vermek zorundadır," ifadelerini kullandı. Uygur Hareketi (CFU), tüm ülkeleri Soykırım Sözleşmesi'nin amacına sahip çıkmaya çağırarak, Doğu Türkistan'da devam eden vahşete karşı mağdurları koruyacak, failleri sorumlu tutacak ve tanınmanın sorumlulukla eşleşmesini sağlayacak kararlı eylemler talep ediyor. Uluslararası toplumun bu anı netlik, cesaret ve adalete yönelik somut adımlarla karşılaması gerektiği vurgulandı.