GÜNDEM
Yayınlanma : 26 Şubat 2026 18:19

Türkiye, COP31 öncesi sivil toplumla iklim yol haritasını masaya yatırdı

Türkiye, COP31 öncesi sivil toplumla iklim yol haritasını masaya yatırdı
Türkiye, COP31 öncesi STK'larla iklim yol haritasını görüştü. Bakan Kurum, 'söz değil, somut eylem zamanı' vurgusu yaparak, Antalya'daki zirveye hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında önemli bir adım attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara'da sivil toplum kuruluşları (STK), akademisyenler ve özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek, COP31 sürecinde yürütülecek çalışmalar ve öncelikler hakkında istişarelerde bulundu.

COP31 BAŞKANLIĞI VE STK'LARIN ROLÜ

Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığını üstlenmesinin ülkenin gücüne ve kapasitesine duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu belirtti. Toplantıya katılan STK'ların sürecin başarısında kritik bir rol oynayacağını vurgulayan Kurum, COP31 hazırlıkları çerçevesinde Antalya EXPO alanı tasarımının tamamlandığını, saha uygulama çalışmalarına başlandığını ve stratejik misyon planlarının oluşturulduğunu aktardı. Bu kapsamda azaltım ve enerji dönüşümü, adil geçiş, gönüllü karbon piyasaları, iklim finansmanı, döngüsel ekonomi, tarım ve gıda ile gençlik ve iklim elçileri gibi başlıklar altında paralel oturumlar düzenlendi.

'SÖZ DEĞİL, SOMUT EYLEM ZAMANI'

İklim değişikliğiyle mücadelede "diyalog, uzlaşı ve aksiyon" ilkelerine dayanan bir yaklaşım benimseneceğini kaydeden Bakan Kurum, artık sözlerin değil, somut eylemlerin zamanı olduğunu ifade etti. Ayrıca, kamuoyunda tartışılan İklim Kanunu'na ilişkin manipülatif iddialara da değinerek, farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi. İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, toplantıdan çıkan sonuçların COP31 eylem gündeminin şekillendirilmesinde önemli bir referans olacağını belirtti. Türkiye, COP31'i sadece bir konferans olarak değil, kararların uygulamaya geçirildiği bir dönüm noktası olarak konumlandırıyor ve tüm tarafları somut eyleme davet ediyor.