Türkiye'nin can alıcı sorunlarından biri olan ve uzun süredir yüksek seyreden enflasyon, vatandaşların günlük yaşamını derinden etkilemeye devam ediyor. Özellikle Ramazan ayıyla birlikte daha da belirginleşen gıda fiyatlarındaki artışlar, genel enflasyon oranının en önemli tetikleyicisi olmayı sürdürüyor. Ekonomist Deniz Eresen, bu can yakıcı duruma dikkat çeken çarpıcı bir çalışma ortaya koydu.
GIDA ENFLASYONU MANŞETİ BELİRLİYOR
Ocak ayı verilerine göre yıllık gıda enflasyonunun %31,69 gibi dikkat çekici bir seviyede olduğunu belirten Eresen, bu sorunun sadece tarımsal olumsuzluklarla sınırlı kalmadığını vurguladı. Artan üretim maliyetleri, döviz kuru baskısı, stokçuluk ve hal yasası gibi pek çok faktörün fiyatları yukarı yönlü ittiğini ifade etti. Gıda enflasyonunun toplam Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) içindeki payının %24,44'e ulaştığını hatırlatan Eresen, bu alanda yaşanacak bir düşüşün doğrudan genel enflasyona yansıyacağını belirtti.
300 MİLYAR TL'LİK FON ÖNERİSİ
Eresen'in dikkat çeken önerisi, Hazine tarafından tahsis edilecek yaklaşık 300 milyar TL'lik bir kaynakla gıda enflasyonunu 10 puan aşağı çekmek. Üreticilerin belirli maliyetlerini sübvanse ederek, sıfır faizli uzun vadeli krediler sağlayarak ve vergi avantajları sunarak fiyat artış hızının yavaşlatılabileceğini savundu. Ancak bu programın ürün bazlı ve titizlikle takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Eresen, programın başlangıçta yüksek bir maliyeti olsa da, kamu maliyesine uzun vadede daha büyük bir fayda sağlayabileceğini iddia etti.
ENFLASYON DÜŞÜŞÜNÜN BÜTÇEYE KATKISI
Eresen, manşet enflasyonda yaşanacak 2,5 puanlık bir düşüşün, yaklaşık 250 milyar TL'lik bir maliyet avantajı yaratacağını hesapladı. Kamuda görev yapan 3,8 milyon memur ve personel için yıllık 5,5 trilyon TL'lik maaş ödemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesindeki yaklaşık 5 trilyon TL'lik emekli maaşı ödemelerinin enflasyon oranında arttığını hatırlattı. Ayrıca, 600 milyar TL'yi aşan TÜFE'ye endeksli kamu borcu bulunduğunu belirterek, enflasyondaki gerilemenin faiz maliyetleri üzerinden de bütçeye önemli katkılar sunacağını ifade etti. Enflasyonun düşmesiyle Merkez Bankası'nın politika faizini indirme imkanı bulabileceği ve bunun da Hazine'nin iç borçlanma maliyetini azaltacağı öngörüsünde bulundu.


