Makro ekonomik sıkılaşma politikaları, finansman yöntemlerindeki değişim, göç dalgası, büyük ulaşım projeleri ve yaşam alışkanlıklarındaki farklılaşmalar; konut, arsa ve ticari gayrimenkul piyasalarını çeşitli yönlerden etkiledi. Yatırımcıların dikkatleri stratejik bölgelere, kolay erişilebilir finansmana, kira getirisi potansiyeline ve bölgesel değer farklarına yönelirken; şehrin dış mahallelerindeki hareketlilik, turizm bölgelerindeki canlanma ve çeşitli finansman modelleri yılın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
2025'te gayrimenkulde parlayan yıldızlar
GABORAS'ın detaylı analizine göre, 2025 yılında en fazla değer kazanması beklenen ilçeler arasında Ankara'da Etimesgut, İstanbul'da Çekmeköy, İzmir'de Bayraklı, Bursa'da Nilüfer ve Antalya'da Konyaaltı öne çıkıyor. Bu bölgelerdeki değer artışının arkasında, yeni ulaşım ağlarının kurulması, sınırlı arsa bulunurluğu, artan göç nedeniyle oluşan talep yoğunluğu ve yeni konut projelerinin hayata geçirilmesi gibi faktörler yatıyor.
2030'a doğru gayrimenkulde köklü değişimler
2025'teki bu durumu değerlendiren Gaboras CEO'su Ruhi Konak, 2025'te başlayan yapısal değişimin Türkiye'nin gayrimenkul sektörünü 2030'a kadar şekillendireceğini ifade etti. Konak, "Piyasa artık tek bir yönde ilerlemiyor. Fiyat artış hızının dengelenmesi, tasarruf odaklı finansmanın giderek güçlenmesi, şehrin çeperlerindeki hareketlilik ve yaşam tarzı tercihlerindeki dönüşüm; hem yatırımcıların kararlarını hem de şehirlerin gelişim dinamiklerini yeniden tanımlıyor" şeklinde konuştu.


